
24 Eylül 2010 Cuma
Confessions of a Sales Advisor : Part 2 : Cougar Town

Feel Good Inc.

12 Eylül 2010 Pazar
Happy Monthiversary!
11 Eylül 2010 Cumartesi
Confessions of a Sales Advisor : Part 1 : Welcome to the Jungle

9 Eylül 2010 Perşembe
Hola! There's an "H" in it.
Saçımı kazıttım! Surprise, surprise!

Alttan derslerimi saymazsak mezun oldum sayılır.

3 Eylül 2009 Perşembe
Must Have Item : Fred Perry Contrast Barrel Bag
Fred Perry Contrast Barrel Bag £40.00Yaz tatili bittiği için kısa bir süre içerisinde monoton yaşantıma geri döneceğim. Fakülte – Fitness Center – Ev. Sounds exciting, right? Pek sanmıyorum.
Son zamanlarda oldukça popüler olan, kullanışlı ve şık silindir duffel çantalardan edinmeye karar verdim. Louis Vuitton veya Trussardi gibi designer çantalardan alamayacağım için Fred Perry yine bu sezon hayatımı kurtaracak gibi görünüyor.
Sol Louis Vuitton Sporty Bag Beaubourg $1.000Sağ Trussardi 1035.00 €
Vogue Italia September Issue 2009 - Extreme Couture Editorial
1 Eylül 2009 Salı
Happy Birthday Andaç!
Kendime Not : Buddha Diyet Konusunda Ne Yapardı?
Nedensiz yere kendisine kötü davranarak kendisini zayıf düşüren Buddha anladı ki… huzura veya bilgiye ya da kurtuluşa giden yol bu değil… Bedenini hor gören biri asla aydınlanamaz.Buddhacharita 12.97-99
”Bu ikisini karşılaştırmak tuhaf görünebilir, fakat Buddha’nın aydınlanma çabasıyla, günümüzde insanları güzellik adına aç kalmaya yönelten formda kalma dürtüsü birbirinden o kadar da farklı değildir. Buddha diğer inzivaya çekilenlerle birlikte bedenin pisliklerinden – kalabalığından – kurtulmak için altı yıl kendisini aç bıraktı. Sonunda tüm bu yıllardan sonra kendisini cezalandırmasının sadece onu zayıflatıp aklını karıştırdığını kavradı. Unutmayın, bu Buddha idi! Modern bir gencin ya da diyet yapan birinin aklının ne kadar karışabileceğini hayal edin.Kendine kötü davranmanın büyük bir disiplin ve güç gerektirdiğini kabul edelim ve bunu ruhun büyüklüğünün bir ölçütü olarak görelim. Sonra kendimize ve sevdiklerimize bunun böylesi bir büyüklüğü ifade etmenin yanlış bir yolu olduğunu hatırlatalım. Buddha tekrar yemeye ve bedenini sevmeye başladıktan hemen sonra aydınlandı. Tüm kusurlarıyla birlikte bedenlerimizi kucaklayıp desteklemeliyiz; sonra da bu yenilenmiş güçle birbirimizi kucaklayıp destekleyebiliriz.”
- Franz Metcalf “What Would Buddha Do?”
30 Ağustos 2009 Pazar
Must Have Item : Alexander McQueen Fall ’09 Cardigan
28 Ağustos 2009 Cuma
Efe Can in Wonderland on Facebook
Yours Sincerely,
Efe Can
27 Ağustos 2009 Perşembe
Creative Blogger Award / Mim
Rahat Yazar ve Mrs. Baros’a ödül için çok teşekkür ederim. Madonna, Türkiye’ye gelmeyerek bizleri unuttun ama ben seni unutmadım, sana da teşekkür ederim, kızın Lourdes’un kaşlarını en kısa zamanda aldırmanı öneririm! Ve son olarak Heidi Montag (Pratt) çıkacak olan albümünü imzalayıp evime postalarsan sevinirim.
Mim 1 – Hakkımdaki 7 Garip Şey* Spor yaparken rahatsız edilirsem aşırı tepkiler verebiliyorum. Örneğin geçen sene arkadaşım Eliptical bisiklet üzerindeyken korkutmuştu ve kolumdaki saati çıkartıp fırlatmıştım. Adeta küçük bir Naomi Campbell’ım.
* Yolculuklarda bir şarkıyı 60 saniyeden fazla dinleyemem, hemen sıkılırım.
* Kilo almamak için günde 700 kaloriyi geçmeyecek şekilde beslenirim ve normal şartlarda saat 7’den sonra meyve dışında besin tüketmem.
* İmitasyon Louis Vuitton çanta takan insanlara laf atmadan rahat edemem. Bir gün çok kötü dayak yiyeceğim bu yüzden.
* Her sene farklı bir dine merak sarar ve o din hakkında bir sürü kitap okurum. Geçen sene Budist olmaya karar vermiştim, son zamanlarda 7/24 Kabbalah Channel izliyorum.
* Çektirdiğim 20’lik dişimi “The One”a saklıyorum. O kişiyi bulunca dişimi ona doğum gününde hediye edeceğim.
* Son maddeyi 7 Deadly Sins ile sonlandırmak istedim. I’m going to hell, yeah! 7’de 7.
Mim 2 – En Sevdiğim 7 Şey* Bitter çikolata, taze sıkılmış portakal suyu ve Marlboro Menthol kombinasyonu.
* iPod’um (Babamdan çok severim!)
* İntikam
* John Legend eşliğinde şarap, Sezen Aksu eşliğinde rakı içmek.
* Eve kapanıp tüm gün tembellik yapmak. (Karbonhidrat yemek, sevdiğim tasarımcıların defilelerini tekrar tekrar izlemek ve takip ettiğim dizilerin yeni bölümlerini izlemek.)
* Spor yapmak, sağlıklı beslenmek, bunların sonucunda fit kalmak.
* Arkadaşlarımla vakit geçirmek. (Clubbing, hanging out, etc…)
xoxo
Efe Can
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Weird Dreams - 1
Bazen çok garip rüyalar görürüm uyanmama yakın, yatağımın yanında sürekli küçük bir not defteri bulundururum ve gördüğüm şeyler hakkında küçük notlar alırım rüyamı hatırlatması için. Son birkaç senedir bu tür fantastik rüyaları haftada 2 - 3 kez görmeye başladım ve blog’umda sizlerle paylaşmak istedim.
Cevahir’in en üst katında bir bank bulmuş oturuyorum, sıkıntıdan etrafıma bakınırken Viktor&Rolf butiği görüp şaşırıyorum. İçeri girdiğimde giysileri inceliyorum, mağazadaki tek görevli çok yakın arkadaşım Andaç’a ve sevgilisine yardımcı oluyor. Konuştuklarını dinleyip ne almak istediklerini öğrenmeye çalışıyorum fakat net duyamıyorum. Küçük V&R karton poşetleriyle çıkıyorlar mağazadan. Ben de onların bulunduğu yere gidiyorum, aldıkları şeyi çok merak ediyorum. Cam vitrinden aldıkları şeylerin çikolata olduğunu görüyorum. Görevliye soruyorum beğendiğim çikolatanın 100 gramının ne kadar olduğunu. Litreyle sattıklarını söyleyip, parmağıyla çikolatayı işaret ediyor. Yakından bakınca üzerinde “1 Lt.” yazdığını görüyorum. İncelemek için 3 tanesini elime alıyorum, görevliye yanımda yeterli paranın olmadığını ve tadını çok merak ettiğimi söylüyorum. Elimi tutup, sevecen bir şekilde çikolataları bana verdiğini kimseye söylemememi tembihliyor. Teşekkür edip, mağazadan ayrılıyorum.Merdivenlerden inerken yakın bir zamanda hamile olduğunu öğrendiğim lisedeki tarih öğretmenim Yeşim’i görüyorum. Bana bir şeyler anlatıyor, ben de aynı zamanda aldığım çikolataları yiyorum. Yeşim’in anlattıklarına kulak asmayıp, geriye kalan 2 çikolatama odaklanıyorum ve içimden designer çikolata yediğim için çok şanslı olduğum düşüncesini geçiriyorum. Çıkışa geldiğimizde, çok yorgun olduğumu ve daha fazla yürümek istemediğimi söylüyorum. Yeşim de, apartmanlarının bahçesindeki annesinin ona yaptığı çardağa gidip, şezlongda dinlenmemi öneriyor.
Cevahir’den çıkar çıkmaz kendimi sarmaşıklarla çevrili huzurlu ve sessiz bir çardakta buluyorum. Çevreyi dikkatlice incelediğimde önümdeki binanın küçükken sıkça ziyaretine gittiğim babaannemin oturduğu apartman olduğunu görüyorum. Tam o sırada önümden birkaç çocuk koşarak geçiyor, kafamı çevirip gittikleri yere baktığımda büyük bir oyun parkı görüyorum. Şezlonga gidip tek bir hamle ile uzanıyorum. Uyumaya çalışıyorum fakat etrafımda bir sürü küçük çocuk olduğu için, uykuya daldığım zaman eşyalarımın çalınabileceği hissine kapılıyorum. Çantamdan cüzdanımı çıkartıp ne kadar bozuk paramın kaldığına bakıyorum. Sigara almak için 1 Tl. eksiğimin olduğunu fark ediyorum. 2 sene önce vefat eden babaannemin komşularının beni hatırlayıp, 1 Tl. verebileceği umuduyla apartmana doğru yöneliyorum.
Kapıya yaklaşırken arkamdan ani bir şekilde apartmanın önünde duran siyah Cadillac Escalade’den şampanya rengi saten Prada elbisesinin içinde Martha Stewart, arkasından Grey’s Anatomy yıldızı Sandra Oh, iğrenç dantel ve saten karışımı elektrik mavisi elbisesiyle sinirli bir şekilde iniyor. Martha’dan 1 Tl. isteyemeden büyük bir hışımla apartmana giriyor. Sandra’nın yanına gidip onun Kimora Lee Simmons olduğunu düşünüp, o şekilde hitap ederek 1 Tl. isteyince sinirlenip clutch’ının içinden bozukluklarını çıkartıp yere fırlatıyor. Ben de “You’re such a whore!” diyip göğsünü bastırarak ittiriyorum sert bir şekilde, Sandra sendeleyip peşimden gelmeye çalışırken o sırada Escalade’in arkasından babam beliriyor ve Sandra’ya yaklaşıp halini hatrını soruyor.
Fırsattan istifade parka doğru yöneliyorum, bir süre sonra Sandra’nın peşimden geldiğini görüyorum. Elindeki Viktor&Rolf Flowerbomb şişesini bana doğrultmuş bir şekilde “Nasıl böyle bir şey yaparsın!” diye Türkçe konuşarak bağırıyor. Salıncakların bir ucunda ben diğer ucunda Sandra duruyor. Zekice bir hareketle ayağımla kum atıyorum ve dikkatinin dağılmasını sağlıyorum. O sırada Rolf Snoeren koşarak Sandra’ya doğru geliyor ve elindeki parfümü derhal yere bırakmasını söylüyor. Sandra, şişeyi parkın dışındaki taş kaldırımlara doğru fırlatıyor, ben de gidip kokluyorum. Parfümün kokusuyla sigara içme isteğim artıyor ve çardağa yönelip okul arkadaşlarımdan para istemeye devam ediyorum.
Uyanınca hemen not aldım rüyamı ve bir sigara yaktım.That’s all folks!
Bir sonraki fantastik rüyamda görüşmek üzere.
Kind Regards,
Efe Can
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Personal Style
T-Shirt : Topman
Şort : Bershka
Ayakkabı : Converse
Çanta : Colin's
3 Ağustos 2009 Pazartesi
A Little More Personal
Annem 1 aydır tatilde olduğu için Amy Winehouse adeta bir abla gibi oldu bana annemin yokluğunda, her gece manzaraya karşı rakı içip dertleştik. Son 1 ay içerisinde, 2 yakın arkadaşımı kaybettim (aramızın eskisi gibi olacağını düşünmüyorum), 3 tane düşman edindim, hakkımda iğrenç dedikodular çıktı, yeni bir sevgilim var fakat 1 hafta önce Çanakkale'ye taşınacağını öğrendim ve bunlar hayal ürünü değil, evet! Bunlardan uzaklaşmak için kendimi wonderland'ime hapsedip, uzun bir süre çıkmak istemiyorum. Zor zamanlarımda yanımda olan entourage'ıma teşekkür ederim.
Çok yakın arkadaşım Deniz Berdan'ın Starbucks'taki muffin'lerinden sonra benim de Burger King'de kendi tarifim olan hamburgerlerim satılacak. Efe Can Burger adı verilen hamburgerin eti, benim vücudumun formu verilmiş %100 dana etinden oluşuyor. Hamburgerlerimin tadım toplantısından sonra fanatik bir hayranım, cesur bir hamle ile paparazzi kolonisini aşıp benden imza istemek için yanıma geldi. Yanımda kalem olmadığı için 1 senelik sınırsız Efe Can Burger kuponu verdim. Böyle iyi bir insanım, Mariah Carey'nin Türk versiyonuyum adeta.
Kind Regards,
Efe Can
T-Shirt: Topman
Şort : Zara
Çanta : Adidas
Ayakkabı : Converse
19 Temmuz 2009 Pazar
Can Sever Photography
Model : Efe Can
Fotoğraf : Can Sever
17 Temmuz 2009 Cuma
"Rock Off, Rave On!" Editorial by Can Sever
Efe Can ÇakmakT-Shirt : H&M
Yelek : Lufian
Pantolon : Mango
Gözlük : Ray-Ban
Berkay ÖzT-Shirt : Topman
Ceket : Topman
Pantolon : Mango
Yelek : G-Star Raw
Uğur ZenginlerHırka : Topman
T-Shirt : Topman
Şort : Zara
Fotoğraf : Can Sever
4 Temmuz 2009 Cumartesi
Can Sever Photography



Fotoğraf : Can SeverModel : Efe Can
Styling : Jennifer Lopez
1 Temmuz 2009 Çarşamba
LMFAO
Adsız dedi ki...
"Abi ben bişi diyim sen nasıl bi insansın ya ya da insan demelimiyimmm oldukca basit olan ve her küçük kız çocuğunun(buraya dikket kız çocuğu) kullandığı sıradan basit bir blogu açmışsın tutmuş bide ünlüleri çok tanırda çok bilir gibi netten duyduklarınla çekip çekiştirmişsin üstünede beni kıskanıyrlar demişsin bide ortaalrda twilight filminde ilk teklif bana geldide ben reddettim sonra Rob*a gitti demişsin ben seni araştırdım Rob*unda hayranıda değilim ama Sen tam anlamıyla Basit kurulmuş fakat kendisini övmek adına milleti kandırmak için yazılan yazılarla hazırlanmış bir sitenin sahibisin bi defa modada bilmem neler yapıcaksın git o zaman kendine adında doğru bi site açda millet de bişi sansınalar he yok sen , ben yalan söylüyorum(içinden) millet görmesin topa tutulurum diyipde bi kıytırık siteden konuşyosan oda senin rezilliğin mi desem küçüklüğün mü ya insan bu kadar mı rezil eder kendini kim kimi taklit ediyo aslında yazdıkların yüzünden düşünüdürücü bide senin anlattığın kadar ünlü olsan bu bloga yazcak vaktinin V si olmazdı sen ilk kadınları eleştirmeyi bırakda magazinciler işini yapsın ya da sen seksüel takılıyosan kadınalr üzerinde çok da ilgileniyosan biraz kırıksan umarım anlamışsındır çünkü tipin hiç göstermiyo o zaman yaaprsın yorumunu amabu kadar ezilmiş olma ya o kadar çok ben süperim dmeşsinki kendini mi inandırmaya çalışıyosun yoksa okurlarım diye açtığın başka kız sitelerinden(blogspot*lar) yazdığın yalancı yorumları hatta benim gibi arada rastlayan insanları mı inandırmaya çalışıyosun merak konusu ama emin ol sen burdaki bu yazdıklarınla tam anlamıyla basitsinn hem rob hakkında buraya yazdım ama onun etiketinde yoktu yorum yaz! kısmı Dont kusur;) Sen burda sadece kendini küçük düşürüyosun umarım yorumumu yayınlarsın hatta sana bana ulaşman için bi adres bırakiyim (ssiimmssiiyyaahh@love.com) sitene tekrar gelicem yorumumu yayınlayıp yayınlamadığını görmek için umarım bi değişiklik yapmadan yayınlarsın tekrar kendini kandırmanda iyi eğlenceler taklitlerine devam et şöhret duygusuyla kaplanmış sahte kimlikli şeker Çocuk.."
Blog'uma şöyle bir göz gezdiren her insan kendi adıma etiketlediğim post'larımın hayal ürünü olduğunu anlayabilecek seviyede olduğunu düşünüyorum, özellikle küçük kız çocukları. Fazla yoruma gerek yok. Uzun zamandır post gönderemiyordum, iyi bir comeback post'u olmuş oldu. Teşekkür ederim "Adsız" yorumcu.






