It Girl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
It Girl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2009 Cuma

It Girl : Dilay Kemer



Haftanın It Girl'ü 1988 Antalya doğumlu Dilay Kemer.
Yeditepe Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencisi Dilay, aynı zamanda kendi giyim stilini yansıtan fotoğraflarına yer verdiği Letsgetitstyle-d blog'unun yazarı. Dilay, vaktinin büyük bir kısmını spor yaparak ve film izleyerek değerlendiriyor ve fırsat buldukça sevdiği sanatçıların konserlerine gidiyor.


1.Kendini 3 kelime ile tanımlar mısın?
Tam bir oğlak kadını, alışverişkolik ve hayalperest.


2.Modayla nasıl ilgilenmeye başladın?
Küçükken Barbie'lerim için kıyafetler çizerdim, bulduğum kumaşları kesip biçer, onları giydirirdim. Zamanla elime gecen tüm parayı moda dergilerine ve alışveriş merkezlerine yatırmaya başladım, hatta Antalya'daki odamda koca bir duvar, dergilerden kestiğim modellerin resimleriyle ve editorial'larla dolu. :) Annemin de etkisi çok büyüktür bu konuda; Hala onun dolabını karıştırır, genç kızlık döneminden kalma kıyafetlerini bir şekilde kendime uyarlar ve giyerim. Yaklaşık 2-3 yıldır da moda editörü asistanlığı yapıyorum, bu meslek de vizyonumu fazlasıyla genişletti diyebilirim.


3.Giyim stilini özetler misin?
Eskiden çok sık değişirdi tarzım, bir ara rocker oldum, bir ara kokoş kokoş gezdim ortalarda ama artık belli bir tarz oturttuğuma inanıyorum.Tek bir görüntüde sabitlenmek yerine hoşuma gidenleri karıştırıp giyiyorum ama en belirgin kombinin ne dersen sanırım tayt, uzun bir t-shirt ya da kazak, altına da gittiğim yere göre topuklu ayakkabı yada babet.


4.Giyinirken nelerden ya da kimlerden ilham alırsın?
İstanbul'un değişken havası yüzünden, hava durumuna bakmak önceliğim oluyor. Daha sonra da o anki moduma uygun olarak, yıllardır begendiğim fotografları biriktirdiğim klasörümden birşeyler seçiyorum. Bir de evde hep Fashion Tv açıktır, oradan da gözüme çarpan birşey olursa kendime göre uyarlayıp hazırlanıyorum.


5.En sevdiğin tasarımcılar hangileri?
Karl Lagerfeld aşığıyım. :) Ayrıca Marc Jacobs, Alexander Wang, Alessandro Dell'Aqua, Cristobal Balenciaga, Christophe Decarnin, Dean & Dan Caten.

6.Giyim konusunda seni en çok etkileyen insanlar hangileri?
Özgün olan her insandan etkileniyorum. Bazen sokakta gördüğüm birinden, bazen takip ettiğim moda blogger'larından bazen de stilini beğendiğim ünlülerden.


7.Nerelerden alışveriş yaparsın?

İmkanlarım doğrultusunda beni en çok tatmin eden yer Zara. :) Daha sonra Topshop ve ayakkabılar için de Nine West.


8.Hangi ünlü ile BFF olmak isterdin?
Şuan gözde olan tüm yabancı modellerle ve tasarımcılarla. İsim vermek gerekirse modellerden, Chanel Iman olabilir, tasarımcılardan da Marc Jacobs'ın kankisi ve ilham perisi olmayı çok isterdim.


9.En sevdiğin şarkı hangisi?
Bir Victoria's Secret Fashion Show aşığı olarak, o yıl Show'da ne çaldıysa favorim oluyor genelde.O şarkıları iPod'umda dinlerken defile gözümün önünde canlanıyor. :) Bu yılki favorilerim The Killers - Human,The Ting Tings - That's Not My Name.


10.Çantanda mutlaka bulundurduğu 3 şey nedir?
Para, anahtar ve lipstick.


11.10 yıl sonra nerede, ne yapıyor olmak istersin?
En sevdiğim soru bu oldu. :) 10 yıl sonra asıl yerleşim yeri New York olan ama işleri dolayısıyla tüm dünyayı gezen,Vogue'a defalarca kapak olmuş ve Victoria's Secret'ın kadrolularından olmuş bir supermodel olmak isterdim ve inancım sonsuz. Mutlaka olacağım. :)


8 Nisan 2009 Çarşamba

It Girl : Seda Gülsüm Labernas



Haftanın It Girl'ü 1986 İstanbul doğumlu Seda Gülsüm Labernas.
Bir çoğumuz onu Esther ismi ile tanıyoruz. 2006 yılından beri Esther'in Kazanı blog'unun yazarı. Blog'unda bir çok farklı konuyu ve yaşadıklarını eğlenceli bir dil ile anlatıyor, benim de son zamanlarda okumaktan en çok keyif aldığım blog'lardan Esther'in Kazanı.
Seda, 2 yıldır Londra'da yaşıyor ve bir özel akademide Moda Fotoğrafçılığı eğitimi alıyor. Hobileri arasında evinin dekorasyonunu değiştirmek, karaoke gecelerine katılmak, klasikleri okumak ve alışveriş yapmak var. Şu sıralar zamanının büyük bir kısmını Londra'daki bir üniversiteye kabul edilmek için tez hazırlamakla geçiriyor.



1.Kendini 3 kelime ile tanımlar mısın?
Ev kedisi, tropikal iklim insanı ve dancing queen. :)

2.Modayla nasıl ilgilenmeye başladın?
Modadan nefret ediyorum. :) Ama modanın kalplerinden birinde yaşıyorsanız, mesleğiniz moda fotoğrafçılığı olacaksa ve arkadaşlarınızın büyük bir bölümü modelse, direk kendinizi modanın içinde buluyorsunuz... Moda dergilerini daha sık karıştırıyor, zap yaparken modayla ilgili birşey görürseniz o kanalda takılıp kalıyorsunuz, hatta bir de bakıyorsunuz, kendinizi London Fashion Week kapsamında bir defile izlerken bulmuşsunuz. Moda olanı kendime birebir uyguladığım söylenemez ama takip ediyorum. Moda blogları da bu konularda çok yardımcı oluyor bana. Mesela senin ve Nil'in sıkı takipçilerinizdenim.

3.Giyim stilini özetler misin?
Marlene Dietrich maskülenliğini yakalamaya çalışıyorum çoğu zaman. Bence jartiyerli bir çorap ve erkek pantolon askıları gayet şık bir ikili olabilir. Fötr şapka seviyorum. Genelde kontrasta fazla önem veriyorum ve bu bazen bana bile sıkıcı geliyor. Sonra, kürke şiddetle karşıyım. Hayvanlar benim dostum ve ben dostlarımı giymem. Peluş tercih edilebilir onun yerine. Dikkat çekici bir tarz oturttuğumdan pek emin değilim... Belirgin bir tarzım olsun istiyorum. Bilirsin işte drag queenler taklit edebilmeli.

4.Giyinirken nelerden ya da kimlerden ilham alırsın?
Hava koşullarından, ruh halimden ve ütülenmiş giysilerimden.

5.En sevdiğin tasarımcılar hangileri?
Jean Paul Gaultier her zaman çok şık ve asil... Bu arada şu sıralar The Blonds'u keşvettim, iki kardeş gerçekten çılgınlar. 2009 İlkbahar koleksiyonları göz alıcı.


6.Giyim konusunda seni en çok etkileyen insanlar hangileri?
Marlene Dietrich ve Hippiler.

7.Nerelerden alışveriş yaparsın?
Bağımlısı olduğum belli bir yer yok aslında. Ama dolabımın büyük kısmını Mango, Alain Delon, Zara ve Marks&Spencer'dan aldıklarım dolduruyor...

8.Hangi ünlü ile BFF olmak isterdin?
Grace Slick. Hayata karşı tavrı, kişiliği ve tarzıyla ona hayranım. Biz gelmiş geçmiş en iyi dostlar olurduk herhalde.

9.En sevdiğin şarkı hangisi?
Jefferson Airplane - White Rabbit

10.Çantanda mutlaka bulundurduğu 3 şey nedir?
Fotoğraf makinem, İpod'um ve cüzdanım.

11.10 yıl sonra nerede, ne yapıyor olmak istersin?
Hayatın bize neler getireceği belli olmuyor. O yüzden daha kısa vadede planlar yapmayı yeğlerim. On yıl sonrayı bilemem ama birkaç yıl sonra mesleğimi daha yüksek bütçeli projelerde yapıyor olabilmeyi umuyorum.

12 Şubat 2009 Perşembe

It Girl : Nil Ertürk


Haftanın It Girl'ü 1988 Ankara doğumlu Nil Ertürk.
Bilgi Üniversitesi - Sinema son sınıf öğrencisi Nil, giyim tarzı ve sadece 2 aydır yazdığı über blog'u ile şimdiden oldukça popüler.

En büyük hobisi dans etmek olan, bunun dışında fotoğraf çekmek, alışveriş yapmak, blog gezmek, kitap okumak, erkek arkadaşı ve diğer arkadaşları ile vakit geçirmek ve blog'unda sıkça gördüğümüz fotoğraflarından anlaşıldığı üzere yemek yemek diğer hobileri arasında. Yaptığımız eğlenceli röpörtajdan önceki sohbetimizde evcimen bir insan olduğunu, fazla kalabalıktan hoşlanmadığını, yalnızlığına ve bağımsızlığına oldukça düşkün olduğunu fakat ilişkilerinde samimi ve sıcak olduğunu belirtiyor.



1. Kendini 3 kelime ile tanımlar mısın?
Flörtöz, kontrol delisi ve positive thinker.

2. Modayla nasıl ilgilenmeye başladın?
Annem sayesinde ilgilenmeye başladım, küçüklüğümden beri beni giydirmeye çok meraklıydı ben de onun sayesinde neyle ne giyilir, neyi ne zaman giymek gerekir öğrenmiş oldum.

3.Giyim stilini özetler misin?
Stilimin olmaması sanırım, her gün farklı bir modda uyanıyorum. Bir gün son derece seksi ve açık saçık kıyafetler giymek istiyorum, başka bir gün küçük bir kız gibi şirin kıyafetler tercih ediyorum ama signature outfit'in nedir diyorsan kısa elbise, topuklu ayakkabı ve renkli bir ruj.
Bunu her türlü tarza uydurabiliyorum.

4. Giyinirken nelerden ya da kimlerden ilham alırsın?
En çok beynimde yıllardan beri biriktirdiğim editorial'lardan sanırım. Onlar bir şekilde birleşip bana ilham kaynağı oluyorlar.
En çok Sienna Miller hoşuma gidiyor. Bir de bu aralar Katy Perry'nin üzerinde beğendiğim
tüm kıyafetleri görmeye başladım, bu durumda o da ilham kaynaklarımdan birisi oldu sanırım.
Ama stil ikonum kesinlikle Daphne Guinness.

5. En sevdiğin tasarımcılar hangileri?
Manish Arora, Alexander Mcqueen, Karl Lagerfld, Jean Paul Gaultier ve Christian Lacroix.


6. Giyim konusunda seni en çok etkileyen insanlar hangileri?
Yaklaşık 6 aydır Ece Sükan'ı hayranlıkla izliyorum. Türkiye'de beğendiğim ve örnek aldığım tek insan diyebilirim. Onun dışında Karla's Closet blogunun sahibi Karla'ya bayılıyorum. Bir de annemin etkisini unutmamak gerek tabi. :)

7. Nerelerden alışveriş yaparsın?
En çok Mango, Topshop, Afrodit, Park Bravo, Roman ve Accessorize'a yatırıyorum sanırım paramı.

8. Hangi ünlü ile BFF olmak isterdin?
Justin Timberlake çok komik biri . Ne zaman izlesem keşke arkadaşım olsa diyorum ama kendi BBF'imden çok memnunum. :D

9. En sevdiğin şarkı hangisi?
Muse - Bliss

10. Çantanda mutlaka bulundurduğun 3 şey nedir?

Para, telefon ve anahtar.

11. 10 yıl sonra nerede, ne yapıyor olmak istersin?
Dünyanın en ünlü fashion stylist'lerinden biri olup Vogue, Elle, Marie Claire gibi dergilerde bağımsız olarak çalışmak istiyorum. Red carpet'a stil danışmanlığı yapmak ve Projelerim arasında Türkiye'ye Vogue'u getirmek de var tabi. :)