
Merlin’in sakalı! ANTM bu sezon çıtayı iyice yükseltmiş! 1. olan model Vogue Italia’nın kapağına çıkacak ve kendisine 2 sayfa yer verilecek, IMG model ajansı ile anlaşma imzalanacak ve 100 bin dolarlık Cover Girl sözleşmesi yapılacak. Diane von Furstenberg, Roberto Cavalli ve basit attention hoe Zac Posen konuk jüri olarak katılacak, çekimleri ise Patrick Demarchelier ve Matthew Rolston gerçekleştirecek.

Kızlar arasında 2 favorim var, ikisi de Tyra tarafından “The Corky Girls” olarak mimlenmiş durumda.

İlk Favorim, 20 yaşındaki California’lı weirdo Rhianna. Mimikleri, konuşması ve seçmelerde giydiği pantyhose’u ile beni derinden etkiledi. Favorite Designer : Viktor & Rolf

İkinci Favorim zürafa gibi boyu, salatalık turşusu gibi vücudu ile 19 yaşındaki Texas’lı Ann. Kız 2 boyutlu cidden, şaşkınım. Favorite Designer : Betsey Johnson

Eh işte dediğim kızlar da var, mesela Anna Paquin’in yandan yemişi 22 yaşındaki Idaho’lu Chelsey. Favorite Designer : Karl Lagerfeld. Nice.
Geriye kalan kızlar catfigth ve drama yaratsın diye getirilmiş adeta. Tyra yine bulmuş 2-3 tane siyah renkli kenar mahalle gülünü. Geçen sezon Alasia diye bir köylü vardı, ilk 5’e kadar tuttular onu. Twitter’dan baya küfür etmiştim. @tyrabanks kulakları çınlasın.
Cevahir’in en üst katında bir bank bulmuş oturuyorum, sıkıntıdan etrafıma bakınırken Viktor&Rolf butiği görüp şaşırıyorum. İçeri girdiğimde giysileri inceliyorum, mağazadaki tek görevli çok yakın arkadaşım Andaç’a ve sevgilisine yardımcı oluyor. Konuştuklarını dinleyip ne almak istediklerini öğrenmeye çalışıyorum fakat net duyamıyorum. Küçük V&R karton poşetleriyle çıkıyorlar mağazadan. Ben de onların bulunduğu yere gidiyorum, aldıkları şeyi çok merak ediyorum. Cam vitrinden aldıkları şeylerin çikolata olduğunu görüyorum. Görevliye soruyorum beğendiğim çikolatanın 100 gramının ne kadar olduğunu. Litreyle sattıklarını söyleyip, parmağıyla çikolatayı işaret ediyor. Yakından bakınca üzerinde “1 Lt.” yazdığını görüyorum. İncelemek için 3 tanesini elime alıyorum, görevliye yanımda yeterli paranın olmadığını ve tadını çok merak ettiğimi söylüyorum. Elimi tutup, sevecen bir şekilde çikolataları bana verdiğini kimseye söylemememi tembihliyor. Teşekkür edip, mağazadan ayrılıyorum.
Cevahir’den çıkar çıkmaz kendimi sarmaşıklarla çevrili huzurlu ve sessiz bir çardakta buluyorum. Çevreyi dikkatlice incelediğimde önümdeki binanın küçükken sıkça ziyaretine gittiğim babaannemin oturduğu apartman olduğunu görüyorum. Tam o sırada önümden birkaç çocuk koşarak geçiyor, kafamı çevirip gittikleri yere baktığımda büyük bir oyun parkı görüyorum. Şezlonga gidip tek bir hamle ile uzanıyorum. Uyumaya çalışıyorum fakat etrafımda bir sürü küçük çocuk olduğu için, uykuya daldığım zaman eşyalarımın çalınabileceği hissine kapılıyorum. Çantamdan cüzdanımı çıkartıp ne kadar bozuk paramın kaldığına bakıyorum. Sigara almak için 1 Tl. eksiğimin olduğunu fark ediyorum. 2 sene önce vefat eden babaannemin komşularının beni hatırlayıp, 1 Tl. verebileceği umuduyla apartmana doğru yöneliyorum.
Kapıya yaklaşırken arkamdan ani bir şekilde apartmanın önünde duran siyah Cadillac Escalade’den şampanya rengi saten Prada elbisesinin içinde Martha Stewart, arkasından Grey’s Anatomy yıldızı Sandra Oh, iğrenç dantel ve saten karışımı elektrik mavisi elbisesiyle sinirli bir şekilde iniyor. Martha’dan 1 Tl. isteyemeden büyük bir hışımla apartmana giriyor. Sandra’nın yanına gidip onun Kimora Lee Simmons olduğunu düşünüp, o şekilde hitap ederek 1 Tl. isteyince sinirlenip clutch’ının içinden bozukluklarını çıkartıp yere fırlatıyor. Ben de “You’re such a whore!” diyip göğsünü bastırarak ittiriyorum sert bir şekilde, Sandra sendeleyip peşimden gelmeye çalışırken o sırada Escalade’in arkasından babam beliriyor ve Sandra’ya yaklaşıp halini hatrını soruyor.
Fırsattan istifade parka doğru yöneliyorum, bir süre sonra Sandra’nın peşimden geldiğini görüyorum. Elindeki Viktor&Rolf Flowerbomb şişesini bana doğrultmuş bir şekilde “Nasıl böyle bir şey yaparsın!” diye Türkçe konuşarak bağırıyor. Salıncakların bir ucunda ben diğer ucunda Sandra duruyor. Zekice bir hareketle ayağımla kum atıyorum ve dikkatinin dağılmasını sağlıyorum. O sırada Rolf Snoeren koşarak Sandra’ya doğru geliyor ve elindeki parfümü derhal yere bırakmasını söylüyor. Sandra, şişeyi parkın dışındaki taş kaldırımlara doğru fırlatıyor, ben de gidip kokluyorum. Parfümün kokusuyla sigara içme isteğim artıyor ve çardağa yönelip okul arkadaşlarımdan para istemeye devam ediyorum.
Uyanınca hemen not aldım rüyamı ve bir sigara yaktım.














