Oprah Winfrey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oprah Winfrey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2009 Çarşamba

What's Up, Y'all?


Geri döndüm, beni özlediniz mi? I don't think so! Son zamanlarda Oprah ile sıkça görüştüğümüz için "Y'all" ondan bana bulaştı kusura bakmayın. Yaklaşık 1 aydır neden blog'uma post gönderemediğimi ve bu süre içerisinde ne haltlar karıştırdığımı özetleyeceğim eğer hazırsanız.

Yağmurlu bir Mayıs sabahı, final sınavlarıma 1 hafta kala Paris'ten sms aldım. Bir charity event'i için Türkiye'ye geleceğini ve biraz kaçamak yapmak istediğini yazmıştı. Biliyorsunuz Paris ile pek anlaşamam, en son Los Angeles'ta Les Deux'de karşılaştığımız zaman hoş şeyler olmamıştı. Anyways, ben de Paris'e Lauren Conrad ve Lo Bosworth ile Antalya'ya gideceğimi yazdım 1 haftalığına. Saniyesinde cevap gönderdi ; "Otelin adını ve adresini gönder, orada görüşürüz slut! Love Ya!" O an anlamıştım, Paris'ten kurtulmanın yolu yoktu!

Rahat bir uçuştan sonra otele vardık, yerleştik, havuz kenarında bol buzlu Malibu Light Cola'larımızı içip güneşlendikten sonra bizim için özel ayrılan sahile gittik. Lauren denize girdi, biz de o arada Lo ile dedikodu yaptık.

Duş almak için odamıza giderken asansörde Mary-Kate Olsen ile karşılaştık. Paris gelene kadar en büyük eğlencemiz havuz kenarında güneşlenirken Mary-Kate ve Ashley balkondayken gizlice fotoğraflarını çekip Perez'e göndermek oldu!

Sonra Paris'ten muhteşem bir sms aldım, bize katılamayacağını hunky sevgilisi Doug ile aralarının bozuk olduğunu, bir kaç gün onunla vakit geçireceğini yazmıştı. 3'ümüz otel odasında sevinçten çılgına döndük, odamıza şampanya ve biraz karbonhidrat söyleyip bu mutlu haberi kutladık.

Keyifli bir haftanın sonunda Lauren ve Lo LA'e, ben de İzmit'e döndüm. Final sınavlarıma 2 gün kalmıştı ve ben de derslerime odaklandım. 10 günde 13 sınava girdim. Evet, hala hayattayım! Destiny's Child'dan Survivor bana gelsin o halde.


You Know You Love Me
xoxo
Efe Can

17 Şubat 2009 Salı

Haftanın Sanatçısı : Rihanna


Bu hafta Kanye West'ten bahsedecektim fakat nişanlısı olan Chris Brown'dan dayak yediği için Rihanna'yı konuk etmeye karar verdim. Yine abartıyorum, biliyorum, sadece söylenti ama yine de Chris Brown'a büyük nefret beslemeye başladık sevgili Oprah ile.

20 Şubat 1988 doğumlu, Robyn Rihanna Fenty'i 2005 senesinde çıkarığı Music of the Sun albümünden "Pon De Replay" şarkısı ile tanıdık. İlk albümü zirvedeki yerini haftalarca korudu. MTV günde 85 bin kere Pon De Replay klibini yayınladığı için biraz sinir oluyordum o sıralar RiRi'ye. Ona olan duygularım 2. albümüne kadar bu şekilde devam etti.

2006 yılında "SOS" şarkısı çıktığı andan itibaren bağımlılık yaratmaya başladı, cardio playlist'imden eksik etmez oldum şarkılarını ve ısınmaya başladım Rihanna'ya. Yine albümü ve single'ları listelerde zirveye oturdu. Sonra 3. albüm çalışmaları esnasında Chris Brown ile tanıştı.

2007 yılında über bir single ile listelere 1 numaradan giriş yaptı. Evet hepimiz ezbere biliyoruz o şarkıyı : "Umbrella". 3. Albümü Good Girl Gone Bad en sevdiğim albümler arasında yerini almıştı o sene.

Sonra 3. albümünü Reloaded olarak içinde 3 yeni parça ile piyasaya sürdü. Geçtiğimiz yaz aylarında sürekli dinlediğimiz "Disturbia", "Take A Bow" ve Maroon 5 ile çalışması "If I Never See your Face Again", Good Girl Gone Bad : Reloaded albümüne yeni başarılar kazandırdı.

PS: Benim bacaklarım Rihanna'nınkilerden güzel.

Yours Sincerely,
Efe Can